E-Posta: Şifre: Beni Hatırla | Şifremi Unuttum

Anemi Hakkında Bilinmesi Gerekenler
 







  • Anemiye Neler Sebep Olur?


    Aneminin başlıca üç nedeni şunlardır:

    -Kan kaybı,
    -Yetersiz alyuvar üretimi,
    -Alyuvar yıkımının fazla oranda olması.

    Bazı kişilerde bu nedenlerin birden fazlası anemiye yol açar.
     
    Kan Kaybı
    Kan kaybı aneminin, özellikle demir eksikliği anemisinin en sık görülen sebebidir. Kan kaybı kısa süreli olabileceği gibi uzun bir zamana da yayılabilir.
    Menstruasyon kanamalarının fazla olması ya da sindirim kanalındaki veya idrar yollarındaki kanamalar kan kaybına neden olabilir. Cerrahi operasyonlar, travma veya kanser de kan kaybına sebep olabilir.
    Çok miktarda kan kaybı oluşmuşsa, vücut anemiye neden olacak kadar alyuvar yitirebilir.
     
    Alyuvar Üretimindeki Eksiklik
    Hem edinsel hem de kalıtsal bazı faktör ve durumlar vücudunuzun yeteri kadar alyuvar üretmesini engelleyebilir. “Edinsel” terimi, bu durumla birlikte doğmadığınızı, sonradan oluşturduğunuzu ifade eder. “Kalıtsal”ın anlamı, bu duruma yol açan genin size ebeveynlerinizden geçmesidir.
    Vücudunuzun yeteri kadar alyuvar üretmesini engelleyen edinsel faktör ve durumlara örnek olarak beslenme, hormonlar, bazı kronik (uzun zamandır süregelen) hastalıklar ve gebelik gösterilebilir.Aplastik anemi de vücudunuzun yeterli düzeyde alyuvar üretmesini engelleyebilir. Bu durum edinsel veya kalıtsal olabilir.
     
    Beslenme
    Yeterince demir, folik asit (folat) veya B12 vitamini içermeyen bir beslenme tarzı vücudunuzdaki alyuvar yapımını engelleyebilir. Vücudunuz alyuvar üretebilmek için ayrıca C vitamini, riboflavin ve bakıra da gereksinim duyar.
    Vücudunuzda besin maddelerinin emilimini zorlaştıran durumlar da alyuvar yapımını engelleyebilir.
     
    Hormonlar
    Vücudunuz alyuvar üretebilmek için eritropoietin denen hormona ihtiyaç duyar. Bu hormon alyuvar yapımı için kemik iliğini uyarır. Bu hormonun düzeylerinde azalma anemiye neden olabilir.
     
    Hastalıklar ve Hastalık Tedavileri
    Böbrek hastalıkları ve kanser gibi kronik hastalıklar, alyuvarların vücudunuzda yeteri kadar üretilmesini engelleyebilir.
    Bazı kanser tedavileri kemik iliğine veya alyuvarların oksijen taşıma kapasitelerine zarar verebilir. Eğer kemik iliği hasar görmüşse, ömrünü tamamlamış ya da yıkılmış alyuvarların yerine yenilerini yeterince hızlı üretemez.
    HIV/AIDS olan kişilerde, enfeksiyonlara veya hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçlara bağlı olarak anemi gelişebilir.
     
    Gebelik
    Gebelik süresince demir ve folik asit düzeylerinin düşük olmasından dolayı veya kandaki değişimlere bağlı olarak anemi oluşabilir.
    Gebeliğin ilk 6 ayı boyunca kadınlardaki kanın sıvı bölümü (plazma) hacmi alyuvar sayısından daha hızlı bir artış gösterir. Bu da kanı sulandırarak anemiye neden olabilir.
     
    Aplastik Anemi
    Bazı bebekler yeterli alyuvar yapabilme kapasitesinden yoksun doğarlar. Bu duruma aplastik anemi denir. Aplastik anemisi olan bebek ve çocuklara, kanlarındaki alyuvar sayısını artırabilmek için sıklıkla kan nakli yapmak gerekir.
    Bazı ilaçlar, toksinler ve enfeksiyon hastalıkları gibi edinsel durum ve faktörler de aplastik anemiye sebep olabilir.
     
    Alyuvar Yıkımının Fazla Oranda Olması
    Hem edinsel hem de kalıtsal durumlar vücudunuzun çok fazla sayıda alyuvarı yıkıma uğratmasına neden olabilir.
    Alyuvar yıkımını artıran edinsel durumlara bir örnek büyümüş ya da hastalanmış dalaktır. Dalak, yaşlanmış ve yıpranmış alyuvarları vücuttan uzaklaştıran bir organdır. Dalak büyür veya hastalanırsa, normalden daha fazla alyuvarı ortadan kaldırarak anemiye yol açabilir.
    Vücudun alyuvar yıkımını çok fazla artıran kalıtsal durumlara örnek olarak orak hücreli anemi, talasemiler ve belli bazı enzimlerin eksikliği sayılabilir. Bu durumlar alyuvarlarda sağlıklı olan alyuvarlara göre ömürlerini daha çabuk tamamlamalarına neden olacak bozukluklara yol açarlar. Hemolitik anemi de vücudunuzun çok fazla sayıda alyuvarı yıkıma uğrattığı durumlara bir örnektir. Kalıtsal bazı durumlar bu tip anemiye neden olabilir. Ayrıca edinsel durumlar veya faktörler de hemolitik anemiye sebep olabilir. Bunlara örnek olarak bağışıklık sistemi hastalıkları, enfeksiyonlar, bazı ilaçlar ve kan naklinde oluşan reaksiyonlar sayılabilir.
     
  • Kimler Anemi Riski Altındadır?


    Anemi sık görülen bir durumdur. Tüm yaş, ırk ve etnik gruplarda görülebilir. Hem erkekler hem de kadınlar anemik olabilirler, ancak çocuk doğurma yaşlarındaki kadınlar bu durumla ilgili olarak daha fazla risk altındadır. Bunun nedeni, bu yaşlardaki kadınların menstruasyon ile kan kaybetmeleridir.
     
    Gebelik süresince demir ve folik asit düzeylerinin düşük olmasından dolayı veya kandaki değişimlere bağlı olarak anemi oluşabilir. Gebeliğin ilk 6 ayı boyunca kadınlardaki kanın sıvı bölümü (plazma) hacmi alyuvar sayısından daha hızlı bir artış gösterir. Bu da kanı sulandırarak anemiye neden olabilir.
     
    Yaşamın ilk yılında bazı bebekler de demir eksikliğine bağlı olarak anemi riski altındadır. Bunlar daha çok erken doğmuş (prematüre) olanlar ve sadece anne sütü ile ya da demirle güçlendirilmemiş mamalarla beslenen bebeklerdir. Bu bebeklerde ilk 6 ay içinde anemi gelişebilir.
     
    Bir ile iki yaş arası arasındaki bebekler de anemi riski altındadır. Özellikle çokça inek sütü içiyorlarsa beslenmelerinde yeterince demir yer almıyor olabilir. İnek sütünde büyüme için yeterli demir bulunmaz.. Çok fazla inek sütü içmek bebeğin ya da 1-3 yaş arası çocuğun demirden zengin besinler almasını engelleyebilir. Ayrıca vücudun demirden zengin besinlerdeki demiri emmesini de engelleyebilir.
     
    Araştırmacılar aneminin yetişkinleri nasıl etkilediği hakkında çalışmalarına devam etmektedir. Yetişkinlerin yüzde onundan fazlasında hafif anemi biçimlerine rastlanır. Bu kişilerin çoğunda başka tıbbi durumlar da bulunur.
     
    Başlıca Risk Faktörleri

    Anemi riskini artıran faktörler arasında şunlar bulunur:
    • Demir, vitamin ve mineralden fakir beslenme
    • Cerrahi operasyon veya yaralanmadan dolayı oluşan kan kaybı
    • Böbrek hastalığı, kanser, diyabet, romatoid artrit, HIV/AIDS, iltihabi barsak hastalıkları (Crohn hastalığı da dahil), karaciğer hastalığı, kalp yetmezliği ve tiroit hastalıkları gibi uzun süreli ve ağır hastalıklar
    • Uzun süren enfeksiyonlar
    • Ailede orak hücreli anemi veya talasemi gibi kalıtsal anemi öyküsünün varlığı
  • Anemi Bulgu ve Belirtileri Nelerdir?


    Aneminin en sık rastlanan belirtisi halsizliktir. Kişi kendini yorgun ve bitkin hisseder. Aneminiz varsa günlük normal işlerinizi yapmak için bile enerji bulmada zorlanırsınız.
    Aneminin diğer bulgu ve belirtileri arasında aşağıdakiler vardır:

    -Nefes darlığı
    -Baş dönmesi
    -Baş ağrısı
    -El ve ayaklarda soğukluk
    -Soluk cilt
    -Göğüs ağrısı

    Bu bulgu ve belirtiler, kalbinizin vücudunuza oksijenden zengin kanı pompalamak için daha fazla çalışması gerekmesinden dolayı ortaya çıkabilir.
    Hafif ve orta derecedeki anemilerde belirtiler hafiftir veya hiç olmayabilir.
     
    Anemide Görülen Komplikasyonlar

    Anemisi olan bazı kişilerde aritmiler görülebilir. Aritmi kalp atımının hızı ya da ritmi ile ilgili bir sorundur. Aritmiler zamanla kalbe zarar vererek kalp yetmezliğine yol açabilirler.
    Anemi ayrıca vücudunuzdaki diğer organlara da zarar verebilir; çünkü kanınız bu organlara yeterli oksijeni sağlayamaz.
     
    Anemi kanserli veya HIV/AIDS olan kişileri zayıf düşürebilir. Bu da söz konusu hastalıkların tedavilerinin yararını azaltabilir.
     
    Anemi ayrıca başka pek çok sağlık sorununa neden olabilir. Böbrek hastalığı ve anemisi olan kişilerde kalp problemlerinin ortaya çıkması daha olasıdır. Bazı tip anemilerde çok az sıvı alımı veya vücuttaki sıvının aşırı kaybı görülebilir. Ağır sıvı kaybı hayati tehlike yaratabilir.
     
    Anemi Tanısı Nasıl Konur?

    Doktorunuz tıbbi ve ailesel geçmişiniz, muayene bulguları ile yapılan tahlil ve tetkiklerden sonra anemi tanısını koyacaktır.
    Anemi her zaman belirtilere neden olmadığı için, doktorunuz başka hastalık ve durumları araştırırken bu durum ortaya çıkarılabilir.
     
    Tıbbi Öyküler ve Aile Öyküleri

    Doktorunuz size aneminin sık görülen bulgu veya belirtilerinin olup olmadığını sorabilir. Anemiye neden olabilecek bir hastalık ya da durumunuzun olup olmadığını da sorabilir.
    Kullandığınız ilaçlar, beslenme tarzınız ve ailenizden birilerinin anemisi veya anemi öyküsü olup olmadığı da sorulabilir.
     
    Fizik Muayene

    Doktorunuz aneminin ne derece ağır olduğunu anlamak ve olası nedenleri bulmak için sizi muayene edecektir. Doktorunuz muayene sırasında:

    -Hızlı veya düzensiz kalp atışı olup olmadığını anlamak için kalbinizi dinleyebilir
    -Hızlı veya düzensiz soluk alıp verme var mı diye akciğerlerinizi dinleyebilir
    -Karaciğer ve dalağınızın büyüklüğünü kontrol etmek için karnınıza eliyle bastırabilir.
    -Doktorunuz ayrıca kan kaybının sık görülen nedenlerini araştırmak için jinekolojik veya rektal (makattan) muayene de yapabilir.
     
    Tanı Testleri ve İşlemleri

    Hangi tip anemiye sahip olduğunuzu ve aneminin derecesini araştırmak için çeşitli kan testleri ve diğer tetkik ve işlemleri yaptırmanız gerekebilir.
     
    Tam Kan Sayımı

    Genellikle, anemi tanısında ilk yapılan test tam kan sayımıdır (CBC/TKS/hemogram olarak da adlandırılır) . Hemogramda (Tam Kan Sayımı) kanınızın bir çok bölümü ölçülür.
     
    Bu test hemoglobin ve hematokrit değerlerinizi ölçer. Hemoglobin, vücuda oksijen taşıyan ve alyuvarlarda bulunan demirden zengin proteindir. Hemotokrit alyuvarların kandaki hacimsel oranını belirten bir ölçüdür. Hemoglobinin veya hemotokritin düşük olması anemi belirtisidir.
    Bu ölçümlerin normal değerleri ırka ve popülasyona bağlı olarak değişiklik gösterir. Doktorunuz test sonuçlarını size açıklayabilir.
     
    Hemogramda (Tam Kan Sayımı) ayrıca kanınızdaki alyuvarların, akyuvarların ve plateletlerin (trombositlerin) sayısına da bakılır. Anormal sonuçlar anemi, başka bir kan hastalığı, enfeksiyon veya başka bir durumun habercisi olabilir.
     
    Hemogramda (Tam Kan Sayımı) alyuvarların ortalama korpüsküler hacmine (MCV) de bakılır. MCV, alyuvarlarınızın ortalama büyüklüğüdür. Bu ölçüm aneminizin sebebi hakkında bir ipucu verir. Örneğin demir eksikliği anemisinde alyuvarlar genellikle normalden küçüktür.
     
    Diğer Test ve İşlemler

    Hemogram (Tam Kan Sayımı) sonucunuz anemi olduğunu gösteriyorsa aşağıdaki gibi diğer bazı testleri de yaptırmanız gerekebilir:
     
    Hemoglobin elektroforezi. Bu testte kanınızdaki farklı tip hemoglobinlere bakılır. Hangi tür aneminiz olduğunun teşhis edilmesinde yararlıdır.

    Retikülosit sayımı. Bu testte kanınızdaki genç alyuvarların sayımı yapılır. Bu test kemik iliğinin doğru hızda alyuvar üretip üretmediğini gösterir.

    Kanınızdaki ve vücudunuzdaki demiri ölçen testler. Bunlar arasında serum demiri ve serum ferritin testleri bulunur. Transferin düzeyi ve total demir bağlama kapasitesi de demir seviyelerinin ölçümünde kullanılır.

    Aneminin pek çok sebebi olduğu için, böbrek yetmezliği, kurşun zehirlenmesi (çocuklarda) ve vitamin eksikliği (B12 ve folik asit gibi) açısından da testlerin yapılması gerekebilir.
     
    Doktorunuz vücudunuzun içindeki bir kanamadan dolayı aneminiz olduğunu düşünüyorsa, kanamanın kaynağını belirlemek için bir çok testin yapılmasını önerebilir. Dışkıda kan aranması evde ya da doktor muayenehanesinde de yapılabilir. Doktorunuz dışkı örneği vermeniz için size bir kit verebilir. Bu kiti daha sonra muayenehaneye getirmenizi ya da laboratuara göndermenizi isteyebilir.
     
    Dışkınızda kan bulunursa, kanamanın kaynağını saptamak için başka testler de yapılabilir. Bunlardan biri endoskopidir. Bu işlem sırasında sindirim sisteminizin içi minik bir kamerayla görüntülenir.
     
    Doktorunuz kemik iliği testlerinin de yapılmasını isteyebilir. Bu testler kemik iliğinizin sağlıklı olup olmadığını ve yeterli kan hücresi üretip üretmediğini gösterir.

     
  • Anemi Nasıl Tedavi Edilir?


    Anemi tedavileri ilgili durumun tipine, nedenine ve ağırlığına bağlıdır. Tedavide beslenme değişiklikleri, takviyeler (destek vitamin ve mineraller), ilaçlar veya işlemler yer alır.
     
    Tedavinin Amaçları
    Tedavide amaç kanınızın taşıyabileceği oksijen miktarını artırmaktır. Bu da alyuvarların sayısını ve/veya hemoglobin düzeylerini artırarak yapılır. (Hemoglobin, vücuda oksijen taşıyan ve alyuvarlarda bulunan demirden zengin proteindir.)
    Tedavide diğer bir amaç, aneminin altında yatan nedeni ya da durumu tedavi etmektir.
     
    Beslenme Değişiklikleri ve Takviyeler
    Vücuttaki demir düzeyinin düşük olması bazı tip anemilere neden olabilir. Demirdeki bu düşüklük beslenme bozukluğuna veya belli hastalıklara ya da durumlara bağlı olabilir.
    Vitamin ve demir düzeylerinizi yükseltmek için doktorunuz beslenmenizi değiştirmenizi veya ek vitamin ya da demir almanızı isteyebilir. Sık verilen vitamin takviyeleri B12 ve folik asittir (folat). Bazen vücudun demiri daha iyi emmesi için C vitamini de verilir.
     
    Demir
    Vücudunuzun hemoglobin yapımı için demire gereksinimi vardır. Vücudunuz etlerdeki demiri sebze ve diğer gıdalardaki demirden daha kolay emer. Aneminizi tedavi etmek için doktorunuz daha fazla et, özelikle kırmız et (sığır eti veya ciğer) yemenizi, bunun yanında tavuk, hindi, balık ve kabuklu deniz ürünleri de tüketmenizi önerecektir.
     
    Etin dışında, demir kaynağı olan gıdalar arasında şunlar bulunur:

    -Ispanak ve diğer koyu yeşil yapraklı sebzeler
    -Tofu (soya peyniri)
    -Bezelye; mercimek; fasulye ve barbunya; soya fasulyesi ve nohut
    -Kurutulmuş meyveler, örneğin erik üzüm ve kayısı
    -Erik suyu
    -Demirle zenginleştirilmiş mısır gevreği ve ekmek

    Paketlenmiş gıdalarda o gıdanın ne kadar demir içerdiğini üzerlerinde yazan “beslenme bilgi”sinden öğrenebilirsiniz. Paketlerin üzerinde günlük ihtiyacınız olan demirin yüzde kaçını içerdiği yazar.
     
    Demir takviye olarak da alınabilir. Genellikle multivitaminlerle ve demirin emilmesini kolaylaştıracak diğer minerallerle kombine halde satışa sunulur.
     
    Doktorlar erken doğan bebekler ve sadece anne sütü alan ya da demirle zenginleştirilmemiş mama ile beslenen bebekler için de demir takviyesi önerebilirler.
     
    Demirin fazlası zararlı olabilir, bu nedenle demir takviyelerini sadece doktorunuzun önerdiği şekilde almanız gerekir.
     
    B12 Vitamini
    B12 vitamini düzeylerinin düşük olması pernisiyöz anemiye yol açabilir. Bu tip anemi sıklıkla B12 vitamini takviyesiyle tedavi edilir. B12 vitamini kaynağı gıdalar arasında aşağıdakiler bulunur:

    -B12 vitamini eklenmiş kahvaltılık gevrekler
    -Kırmızı et, ciğer, kümes hayvanları ve balık gibi etler
    -Yumurta ve süt ürünleri (süt, yoğurt ve peynir gibi)
    -Soya bazlı içecekler ve vejetaryen burgerleri gibi B12 vitamini ile zenginleştirilmiş gıdalar

    Folik Asit
    Folik Asit (folat) gıdalarda bulunan bir B vitamini şeklidir. Vücudunuz yeni hücre yapabilmek ve bunları korumak için folik asite gereksinim duyar. Folik Asit ayrıca hamile kadınlar için de çok önemlidir. Anemiden korur ve fetüsün sağlıklı gelişmesine yardımcı olur.
    İyi birer folik asit kaynağı olan gıdalar arasında aşağıdakiler bulunur:

    -Ekmek, makarna, folik asit eklenmiş pirinç
    -Ispanak ve diğer koyu yeşil yapraklı sebzeler
    -Börülce ve kuru baklagiller
    -Sığır ciğeri
    -Yumurta
    -Muz, portakal, portakal suyu ve diğer bazı meyve ve meyve suları

    C Vitamini
    C vitamini vücutta demir emilimine yardımcı olur. Sebze ve meyveler, özellikle de turunçgiller (narenciye) iyi birer C vitamini kaynağıdır. Portakal, greyfurt, mandalina gibi meyveler turunçgillerdendir. Taze ve dondurulmuş meyve sebzelerde, konservelere oranla daha fazla C vitamini bulunur.
    İlaçlar kullanıyorsanız doktorunuza ya da eczacınıza greyfurt ve greyfurt suyu tüketip tüketemeyeceğinizi sorun. Bu meyveler bazı ilaçların gücünü ve yararlılığını etkileyebilir.
    Vitamin C açısından zengin diğer meyveler arasında kivi, çilek ve kavun bulunur.
    Sebzelerden ise brokoli, biber, Brüksel lahanası, domates, patates ve ıspanak ve turp yaprağı gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler C vitamininden zengindir.
     
    İlaçlar
    Doktorunuz vücudunuzdaki alyuvar sayısını artırmak ya da aneminin altında yatan sebebi tedavi etmek için size ilaç yazabilir. Bu ilaçlardan bazıları şunlardır:

    -Enfeksiyon tedavisi için antibiyotikler.
    -Genç kızlarda ve kadınlarda aşırı adet kanamasını önlemeye yönelik hormonlar.
    -Vücudunuzun daha fazla alyuvar yapmasını uyarmak için yapay üretilmiş eritropoietin. Bu hormonun bazı riskleri vardır. Siz ve doktorunuz bu tedavinin yararlarının risklerinden fazla olup olmadığına karar vereceksiniz.
    -Vücudun bağışıklık sisteminin kendi alyuvarlarını yok etmesini önleyecek ilaçlar.
    -Kurşun zehirlenmesi için kelasyon tedavisi. Kelasyon tedavisi en sık çocuklar için uygulanır. Bunun nedeni demir eksikliği anemisi olan çocukların kurşun zehirlenmesi açısından daha fazla risk altında olmasıdır.

    İşlemler
    Aneminiz ağırsa bunun tedavi edilmesi için tıbbi bir işlem yapılması gerekebilir. Bu işlemler arasında kan nakli ile kan ve ilik kök hücre nakli bulunur.
     
    Kan Nakli
    Kan nakli, sık uygulanan ve oldukça güvenli bir işlemdir. Toplardamarlarınızdan birinin içine kan verilir. Kan naklinde alıcı ile vericinin kanlarının uyuştuğundan emin olmak gerekir.
     
    Kan ve İlik Kök Hücre Nakli
    Kan ve ilik kök hücre nakilleri hasar gören kök hücrelerinin yerine başka bir kişiden (donör) sağlıklı kök hücrelerinin verilmesidir. Kök hücreleri kemik iliğinde bulunur. Bu kök hücreler alyuvar, akyuvar ve plateletlere (trombositlere) dönüşürler.
    Nakil sırasında göğsünüzdeki bir toplardamara yerleştirilen bir tüp yoluyla bağışlanan kök hücreleri size aktarılır. İşlem bu bakımdan kan nakline benzer. Kök hücreleri vücudunuza girdiklerinde kemik iliğine ulaşarak yeni kan hücrelerini üretmeye başlarlar.
     
    Cerrahi
    Anemiye neden olan ve hayati tehlike oluşturan ciddi bir kanamanız varsa cerrahi müdahale gerekebilir. Örneğin devam eden bir mide ülseri ya da kalın bağırsak kanseri nedeniyle oluşan kanamanın kontrol edilmesi için ameliyat gerekebilir.
    Vücudunuz alyuvarları çok hızlı bir şekilde yıkıma uğratıyorsa, dalağınızın alınması gerekebilir. Dalak, yaşlanmış ve yıpranmış alyuvarları vücuttan uzaklaştıran bir organdır. Büyümüş veya hastalanmış bir dalak normalden daha fazla alyuvarı ortadan kaldırarak anemiye yol açabilir.

    Anemi Nasıl Önlenebilir?
    Bazı anemi tiplerinin, özellikle demir veya vitamin eksikliklerine bağlı anemilerin tekrar tekrar oluşmasını önlemek olasıdır. Beslenmede yapılacak değişiklikler veya takviyeler bu çeşit anemilerin tekrarlamasını önler.
    Anemide altta yatan nedeni tedavi etmek durumu önleyebilir (veya yeni kansızlık ataklarını önler). Örneğin, bir ilaç sizde anemiye sebep oluyorsa, doktor başka bir tip ilaç yazabilir.
    Aneminin kötüleşmesini önlemek için, doktorunuza bulgu ve belirtilerinizi anlatın. Testler ve gereksinim duyabileceğiniz tedavi planı ile ilgili olarak doktorunuzla konuşun.
    Orak hücreli anemi gibi bazı tür kalıtsal anemiler önlenemez. Kalıtsal aneminiz varsa tedavi ve sürekli bakım için doktorunuzla konuşmalısınız.
     
  • Anemi İle Yaşamak


    Anemi çoğu durumda tedavi edilebilir ve kontrol altına alınabilir. Anemi bulgu ve belirtileriniz varsa bir an önce tanı ve tedavi için bir sağlık kuruluşuna başvurun. Tedavi ile enerjiniz ve hareket kapasiteniz artabilir, yaşam kaliteniz yükselebilir ve daha uzun yaşayabilirsiniz.
    Uygun tedavi ile anemilerin çoğu hafif derecede ve kısa süreli olur. Bununla birlikte, anemi ağır, uzun süreli, hatta kalıtsal ise veya kronik hastalığa ya da travmaya bağlıysa ölümcül bile olabilir.

    Anemi ve Çocuklar/Gençler

    Bebekler ve küçük çocuklar hızlı büyüdüklerinden dolayı daha fazla demire gereksinim duyarlar. Yetersiz demir anemiye neden olabilir. Erken doğan ve düşük doğum ağırlıklı bebekler demir eksikliği açısından yakından takip edilir.
     
    Bebeğinizi sadece anne sütü ile ya da demir katılmamış hazır mama ile besliyorsanız özellikle 6 aydan sonra çocuk doktorunuzla konuşun. Doktorunuz demir takviyesi önerebilir.
    Çocuğunuzun gereksinim duyduğu demirin çoğu gıdalardan elde edilir. Sağlıklı bir beslenme ve demir, B12, C vitaminleri ile folik asit (folat) kaynağı gıdalar hakkında (ör., çocuğunuzun doktorundan) bilgi alın. Çocuğunuza demir takviyesini sadece doktor reçeteye yazdıysa verin. Bu takviyeleri çocuğunuza nasıl vermeniz gerektiği konusundaki talimatlara uyun.
    Çocuğunuzda anemi varsa doktor kurşun zehirlenmesi ile ilgili de sorular sorabilir. Çocuklardaki kurşun zehirlenmesi demir eksikliği anemisiyle ilintilidir.
     
    Gençler de anemi riski altındadırlar. Hızlı büyüme çağında olduklarından dolayı 20 yaş altı gençlerde özellikle demir eksikliği anemisi görülebilir. Anemi için rutin tarama testlerine sıklıkla 20'li yaşlardan önce başlanır.
     
    Belli tipte ağır anemisi olan daha büyük yaştaki çocuklar ve 20 yaş altı gençler yaralanma ve enfeksiyon açısından daha fazla risk altında olabilirler. Doktorunuzla çocuğunuzun temas gerektiren sporlar gibi yüksek riskli aktivitelerden sakınması gerekip gerekmediğini konuşun.
    Adet görmeye başlayan kızlar her adet dönemi demir kaybına uğrarlar. Bazı kızlar ve kadınlar aşırı adet ya da başka nedenle kan kaybettikleri, yetersiz demir aldıkları veya ailelerinde anemi öyküsü olduğu için anemi riski altındadırlar. Bu kişilerin anemi açısından düzenli tarama testleri yaptırması ve takip edilmeleri gerekir.
     
    Anemi ve Gebe/Loğusa Kadınlar

    Gebelik süresince demir ve folik asit düzeylerinin düşük olmasından dolayı veya kandaki değişimlere bağlı olarak anemi oluşabilir. Gebeliğin ilk 6 ayı boyunca kadınlardaki kanın sıvı bölümü (plazma) hacmi alyuvar sayısından daha hızlı bir artış gösterir. Bu da kanı sulandırarak anemiye neden olabilir.
    Ağır anemi erken doğum ve düşük doğum ağırlıklı bebek riskini artırır. Bu nedenle, hamilelerin doktora ilk başvurduklarında anemi açısından taranmaları gerekir. Doğum öncesi bakım için ayrıca düzenli kontrollere gitmeleri gerekir.
     
    Aşağıdaki durumlardan biri söz konusu ise doğumdan sonra da anemi için testler uygulanmalıdır:
     
    -Gebeliğin son 3 ayına (üçüncü trimester) dek devam etmiş anemi varsa
    -Gebelikte, doğum sırasında ya da doğumdan sonra aşırı kan kaybı oluşmuşsa
    -Çoğul gebelik varsa

     
    Anemi ve Yaşlılar

    Yaşlılarda kronik hastalıklar, demir eksikliği ve/veya genelde kötü beslenme anemiye neden olabilir. Bu yaş grubunda, anemi çoğu kez diğer tıbbi durumlarla beraber ortaya çıkar. Bu nedenle aneminin bulgu ve belirtileri sıklıkla pek belirgin olmaz ve gözden kaçabilir.
    Anemiiniz varsa doktorunuza başvurun. bulgu ve belirtiler Anemi tanısı konursa doktorunuz:
     
    -Yeterli vitamin alıp almadığınızı anlamak için beslenmenizle ilgili sorular sorabilir. Size vitamin veya demir ya da folik asit takviyesi yazabilir.
    -Aneminiz kansere, böbrek hastalığına ya da bu hastalıkların tedavilerine bağlıysa doktorunuz size yapay eritropoietin hormonu yazabilir. Bu hormon kemik iliğinde alyuvar yapımını uyarır.
    -Anemi çok ağırsa kan nakli önerebilir
     

« Geri

İçerik Ortaklarımız

Novartis Onkoloji'nin karşılıksız eğitim katkılarıyla