E-Posta: Şifre: Beni Hatırla | Şifremi Unuttum

Non-Hodgkin Lenfoma
 











  • Non-Hodgkin Lenfoma (NHL) Nedir?




    Non-Hodgkin lenfoma (NHL) tek bir özelliği paylaşan farklı kan kanserleri grubu için kullanılan terimdir—lenfosit pregenitörü DNA’sının hasarından kaynaklanırlar. DNA hasarı kalıtımsal değil kazanılmış hasardır (doğumdan sonra ortaya çıkar). Bir lenfositte değişen DNA malign transformasyona neden olur. Bu transformasyon lenfositin kontrolsüz ve aşırı çoğalmasıyla sonuçlanır; malign lenfosit ve onun çoğalmasından türeyen hücrelere yaşam avantajı sağlar. Bu hücrelerin çoğalması lenf nodları ve vücudun diğer bölgelerinde bulunan tümör kitlelerine neden olur.

    NHL genellikle lenf nodlarında veya mide ve incebağırsak gibi organlarda bulunan lenfatik dokuda gelişir. Bazı vakalarda NHL kemik iliği ve kanı tutar. Lenfoma hücreleri vücudun bir veya birçok bölgesinde gelişebilir



  • Belirti ve Bulgular


    Non-Hodgkin Lenfoma'nın belirti ve bulguları şu şekilde sıralanabilir;

    -Lenf nodu büyümesi
    -Ateş
    -Gece terlemeleri
    -Yorgunluk
    -İştahsızlık
    -Kilo kaybı
    -Döküntü

  • Tanı ve Evreleme


    Doğru tedavi almak için doğru tanı konulması gerekir. Bazı hastalar tedaviye başlanmadan önce başka bir hekimin fikrini de almak isteyebilir. Doktorunuzla tanı için kullanılan tetkikler hakkında görüşebilirsiniz.

    Hastada Hodgkin dışı lenfoma olup olmadığını anlamak için lenf nodu biyopsisi adı verien bir işlem yapılır. Biyopside, büyümüş lenf nodunun bir kısmı veya tamamı alınır. Alınan lenf nodu veya lenf nodu parçası, patolog tarafından mikroskopla incelenir. Biyopsi sonuçlarıyla ilgili başka bir patoloğun da fikrini almak yararlı olabilir.

    Doktorunuz başka tetkikler de yaparak hastalığı evreleyecektir (hastalığın ne kadar yaygın olduğunun belirlenmesi). Fizik muayene, laboratuar ve görüntüleme tetkikleri NHL evrelemesine yardımcı olur. Doktorunuz aşağıdaki durumları inceleyecektir:

    -Tutulan lenf nodu sayısı
    -Tutulan lenf nodlarının yeri (örneğin karında veya göğüste veya vücudun her iki kısmında)
    -Lenf nodları ve lenfatik sistem dışındaki yerlerde, örneğin akciğerler ve karaciğerde kanser hücreleri olup olmadığı
     

    Evreleme için yapılan tetkikler şunlardır:

    Kan tetkikleri – alyuvar, akyuvar ve trombosit sayısını belirlemek; ayrıca hastalığın diğer belirtilerinin bulunup bulunmadığına bakmak için yapılır.

    Kemik iliği tetkikleri (kemik iliği aspirasyonu ve kemik iliği biyopsisi) – kemik iliğinde NHL hücreleri olup olmadığına bakmak için yapılır.

    Görüntüleme tetkikleri – göğüs ve karın görüntüleri almak ve lenf nodları, karaciğer, dalak veya akciğerlerde lenfoma kitlesi olup olmadığına bakmak için yapılır. Aşağıda görüntüleme tetkiklerine örnekler verilmiştir:

    -Akciğer filmi
    -BT (bilgisayarlı tomografi) tetkiki
    -MRI (manyetik rezonans görüntüleme)
    -PET (pozitron emisyon tomografisi) tetkiki
     

    Bazı NHL türlerinde evreleme için başka tetkikler de yapılabilir.

     

  • Non-Hodgkin Lenfomanın Evreleri


    NHL aşağıdaki gibi tanımlanabilir:

    Evre I: Sadece bir lenf nodu grubunun tutulması

    Evre IE: Lenf nodları dışında bir bölge veya organın tutulması (“E” harfi “nod dışı” anlamında kullanılmaktadır; NHL’ nin lenf nodları dışında bir bölge veya organda bulunduğunu veya büyük lenfatik bölgelerin dışında fakat yakınında yer alan dokulara yayıldığını belirtir)

    Evre II: Diyaframın (akciğerlerin altında yer alan ince bir kas) aynı tarafındaki iki veya daha fazla sayıda lenf nodu grubunun tutulması

    Evre IIE: Diyaframın aynı tarafında, lenf nodları dışında bir bölge veya organın tutulması; veya o bölge veya organın yakınında yer alan, başka lenf nodu gruplarına ait lenf nodlarının tutulması

    Evre III: Diyaframın her iki tarafındaki lenf nodu gruplarının tutulması

    Evre IIIE: Diyaframın her iki tarafındaki lenf nodlarının ve lenf nodu dışı bir bölge veya organın tutulması

    Evre IV: Lenf nodu dışında bir veya daha fazla organın ve muhtemelen lenf nodlarının tutulması

    Hastalar ayrıca “A” ve”B” kategorilerine ayrılır.

    -“A” hastalarında ateş, aşırı terleme veya kilo kaybı görülmez.
    -“B” hastalarında ateş, aşırı terleme ve kilo kaybı vardır. B kategorisindeki hastalara genellikle daha agresif tedavi uygulanması gerekir.

     
  • Nedenler ve Risk Faktörleri


    NHL oluşmasına yol açan nedenler bilinmemektedir. Bazı vakalarda immün baskılanma rol oynamaktadır.

    İnsan immün yetmezlik virüsü (HIV) ile enfekte kişilerde lenfoma ortaya çıkma riski yüksektir. Tarımla uğraşan topluluklarda NHL insidansı daha yüksektir. Yapılan çalışmalarda, zararlı bitki ve haşerelerle mücadelede kullanılan tarım ilaçlarında bulunan organoklorin, organofosfat ve fenoksiasit bileşikleri ile lenfoma arasında ilişki saptanmıştır. Bu gibi maddelere maruz kalınmasına bağlı olarak ortaya çıkan lenfoma vakalarının sayısı bilinmemektedir.

    Bazı virüs ve bakterilere maruz kalma da NHL ile ilişkilidir. Virüs veya bakteri enfeksiyonunun lenfoid hücrelerde yoğun bir şekilde çoğalmaya yol açarak, hücrede kansere yol açan olayın gerçekleşme olasılığını arttırdığı düşünülmektedir. Bazı örnekler şunlardır:

    -Epstein-Barr virüsü (EBV) enfeksiyonu –bazı coğrafi bölgelerdeki hastalarda– Afrika Burkitt lenfoması ile yakından ilişkilidir. Virüsün rolü net değildir; çünkü EBV enfeksiyonu olmayan kişilerde de Afrika Burkitt lenfoması görülmektedir. Organ nakli ve buna bağlı tedavi sonucu bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde Epstein-Barr virüsü enfeksiyonu NHL riskinde artışa yol açabilir.

    -İnsan T-lenfotropik virüsü /HTLV) Güney Japonya, Karayipler, Güney Amerika ve Afrika gibi bazı coğrafi bölgelerde bir tür T hücreli lenfoma ile ilişkilidir.

    -Helicobacter pylori adı verilen, mide ülserlerine yol açan bakteri, mide duvarında mukoza ile ilişkili lenfoid doku (MALT) lenfoması oluşumunda rol oynar.
     

    Yaklaşık bir düzine kalıtsal sendrom, kişilerde daha sonraki dönemlerde NHL’ye yatkınlığı arttırabilir. Bu kalıtsal hastalıklar sık görülmez; ancak, yatkınlığa yol açan genlerin sağlıklı bireylerde de sporadik NHL oluşumunda rol oynayıp oynamadıkları araştırılmaktadır.

     

  • Non-Hodkin Lenfoma Türleri


    Hodgkin dışı lenfomanın birçok türü vardır. NHL olan kişilerin çoğunda B hücreli NHL görülürken (yaklaşık %85), diğer NHL vakaları T hücreli veya NK hücreli lenfomalardır.

    NHL iki ana başlıkta incelenir:

    A-) Yavaş gelişen veya diğer adıyla düşük dereceli veya indolent
    B-) Hızlı gelişen veya diğer adıyla yüksek dereceli veya agresif

    A-) Yavaş Gelişen veya İndolent NHL

    -Folliküler lenfoma – en sık görülen yavaş gelişen NHL türüdür
    -Kronik lenfositik lösemi
    -Kutanöz T hücreli lenfoma
    -Lenfoplazmositik lenfoma
    -Marjinal zon lenfoma
    -Mukoza ile ilişkili lenfoid doku (MALT) lenfoması
    -Küçük hücreli lenfositik lenfoma
    -Waldenström makroglobulinemisi

    B-) Hızlı Gelişen veya Agresif NHL

    -Diffüz büyük B hücreli lenfoma – en sık görülen hızlı gelişen NHL türüdür
    -AIDS ile ilişkili lenfoma
    -Anaplastik büyük hücreli lenfoma
    -Burkitt lenfoma
    -Merkezi sinir sistemi (CNS) lenfoması
    -Folliküler lenfoma
    -Lenfoblastik lenfoma
    -MALT lenfoması (transforme)
    -Manto hücreli lenfoma (çoğu türleri)
    -Periferik T hücreli lenfoma (çoğu türleri)

    Her tür NHL için tedavi bulunmaktadır. Hızlı gelişen NHL hastalarının bazılarında şifa elde edilebilir. Yavaş gelişen NHL hastalarında tedavi ile hastalık yıllarca kontrol altında tutulabilir.

     

  • Tedavi


    NHL hastası için tedavi planlanırken birçok faktör dikkate alınır:

    -NHL türü
    -Hastalığın evresi ve kategorisi
    -Hastanın genel sağlık durumu
     
    NHL tedavi yöntemleri şunlardır:
    Kemoterapi – temel NHL tedavi türüdür.
    İlaç tedavisi –ilaçlar bazı NHL türlerinin tedavisinde kullanılır.
    Radyoterapi – bazı NHL türlerinde kemoterapi ile birlikte uygulanan önemli bir ek tedavidir.
    Kök hücre nakli – bazı NHL türlerinde uygulanan bir işlemdir.
    Bekle ve gör – bazı NHL türlerinde uygulanan yaklaşımdır.
    Yeni tedavi türleri – halen klinik çalışmalarda araştırılmaktadır.

    Kemoterapi, genellikle birkaç hafta arası olan döngüler halinde uygulanır.  Birçok döngü ile uygulanması gereken tedavi, altı ile on ay arasında sürebilir. Yüksek dozda kemoterapi, kemik iliğindeki kan hücresi üreten normal hücreleri de öldürebilir. Kemoterapi ayrıca alyuvar, akyuvar ve trombosit sayısının çok düşük değerlere inmesine yol açabilir. Kemoterapinin yan etkileri ortadan kalkana kadar kan transfüzyonu yapılması veya kan hücresi büyüme faktörleri adı verilen ilaçların verilmesi gerekebilir.

    Büyüme faktörlerine örnekler:

    -Darbepoetin alfa ve epoetin alfa – alyuvar sayısını arttırabilir.
    -Filgastrim veya pegfilgrastim (“G-CSF” olarak da adlandırılır) ve sargramostim (“GM-CSF” olarak da adlandırılır) nötrofil (bir akyuvar türü) sayısını arttırabilir.

    Birçok NHL hastasına ayakta tedavi uygulanır. Ateş veya diğer enfeksiyon belirtileri olan hastaların kısa süreliğine hastanede yatması gerekebilir. Antibiyotik tedavisi gören bazı hastalar ise enfeksiyon ortadan kalkana kadar hastanede yatar.

    İlaç Tedavisi

    NHL tedavisinde birçok ilaç kombinasyonu kullanılır. İlaç seçimi NHL türüne ve hastalığın evresine göre yapılır. Rituxan adlı monoklonal antikor, birçok ilaç kombinasyonunda yer alır. Monoklonal antikor tedavileri belirli türde kanser hücrelerini öldürür. Yan tesirlere neden olabilrler; ancak, bu yan tesirler kemoterapideki kadar çok değildir.

    R-CHOP: Rituximab, siklofosfamid, doksorubisin (hidroksirubisin), vinkristin ve prednizon
    R-FCM: Rituximab, fludarabin, siklofosfamid ve mitoksantron
    R-CVP VEYA F-CVP: Rituximab veya fludarabin, siklofosfamid, vinkristin ve prednizon
    R-HCVAD: Rituximab, siklofosfamid, vinkristin, doksorubisin ve deksametazon ile dönüşümlü olarak
    R-MTXAraC: Rituximab, metotreksat, sitarabin (ara-C)

    Belirli NHL türlerindeki bazı hastaların tedavisinde radyoimmünoterapi kullanılabilir. İbritumomab ve tositumomab ile I131 tositumomab, radyoaktif bir izotopa anti-CD20 monoklonal antikorunun bağlandığı, radyasyonu doğrudan kanser hücrelerine veren radyoimmünoterapi yöntemlerindendir.

    Radyoterapi

    Radyoterapide bir bölgedeki lenfoma hücrelerini öldürmek için yüksek enerjili ışınlar kullanılır. Vücudun küçük bir bölgesinde çok büyük lenfoma hücre kitlesi bulunan vakalarda, kemoterapi ile birlikte radyoterapi uygulanabilir. Büyümüş lenf nodlarının bir organa (örneğin bağırsak) bası yaptığı ve kemoterapinin sorunu çözemediği durumlarda da radyoterapiye başvurulabilir.

    Radyoterapi genellikle NHL tedavisinde tek başına kullanılmaz; çünkü lenfoma hücreleri vücudun birçok bölgesinde bulunma eğilimindedir.

    Allojenik Kök Hücre Nakli

    Kemoterapinin tamamlanmasından sonra, vericiden alınan kök hücreler hastanın kan dolaşımına verilir. Bazen kardeşlerden biri verici olabilir. Bir kişinin kök hücrelerinin kardeşininkilerle “uyumlu” olma ihtimali dörtte birdir. Aileden bir verici bulunamadığı takdirde, kök hücreleri “uygun” olan yabancı biri de verici olabilir. Kök hücre naklinden önce hastaya yüksek doz kemoterapi verilerek lenfoma hücreleri öldürülür.

    Nakledilen kök hücreler hastanın kanından kemik iliğine gider. Bu kök hücreler, alyuvar, akyuvar (bağışıklık hücreleri) ve trombositler için yeni bir kaynak oluşturur. Verilen kök hücreler, hastanın hücreleriyle tamamen uyumlu olmayan bağışıklık hücreleri üretir. Bu tedavinin bir başka amacı, vericinin bağışıklık hücrelerinin hastanın vücudundaki hastanın kendisine ait olmayan lenfoma hücrelerini saptayarak öldürmesidir. Gerçekleşmesi istenen bu etkiye greft versus lenfoma etkisi denir. Allojenik kök hücre nakli riskli bir tedavidir.

    Nakil kararı alınırken aşağıdaki faktörler göz önünde tutulur:

    -Hastanın yaşı
    -Hastanın genel sağlık durumu
    -Verici ile hastanın hücrelerinin ne kadar uyumlu olduğu
    -Hastanın ilaç tedavisine yanıtı
     

    Nakil kararı, hastanın naklin yarar ve risklerini anlamış olmasına da bağlıdır. Doktor, hastanın nakilden yarar göreceğine inanıyorsa bu faktörleri hasta ile konuşur. Allojenik kök hücre nakli, genç hastalarda daha başarılıdır. Uygun vericisi olan, 60 yaşına kadar olan hastarda da nakil seçeneği göz önünde bulundurulmalıdır.

    Yavaş Gelişen NHL’de Bekle ve Gör Yöntemi

    Vakaların çoğunda NHL tedavisine hemen başlanır. Ancak, NHL’nin vücutta yaygın olmadığı, ilerlemeyen veya yavaş gelişen vakalarda bekle ve gör yaklaşımı önerilebilir.

    Bekle ve gör yaklaşımında, hastanın durumu yakından takip edilir; ancak, ilaç tedavisi veya radyoterapi uygulanmaz. Hastalar tedaviye hemen başlamak gerektiğini düşünebilir. Ancak, belirti bulunmayan, yavaş gelişen NHL olan hastalarda genellikle tedaviye hemen başlanmaz. Böylece hasta, tedaviye gerçekten ihtiyaç olana kadar ortaya çıkabilecek yan tesirlerden korunmuş olur.

    Bekle ve gör yöntemi uygulanan hastaların düzenli olarak doktor kontrolüne gitmeleri gerekir. Her kontrolde sağlık durumunda değişiklik olup olmadığına bakılır. Muayene ve laboratuvar tetkiklerinin zaman içindeki seyri ile doktor:

    -Tedaviye ne zaman başlanacağını,
    -Verilecek tedavi türünü belirler.

    Belirtilerin görülmesi veya NHL’nin ilerlemeye başladığını gösteren bulguların ortaya çıkması durumunda tedaviye başlanır. Hastalara bir ila beş ilaç verilir. Tedavinin amacı, her biri yıllarca süren remisyon serisi elde etmektir. Vücudun bazı bölümlerinde hastalığın kaldığı durumlarda bile bu amaca ulaşılabilir. Birçok hasta aktif, iyi kaliteli bir yaşam sürer.

    Yavaş Gelişen NHL’de İdame

    Bazı türde yavaş gelişen lenfoma hastalarında remisyonu sürdürebilmek için tedaviye devam edilir. Buna idame tedavisi denir.

    Yineleyen veya Refrakter NHL

    Tedavinin bitiminden aylar veya yıllar sonra hastalık nüks edebilir. Buna yineleyen NHL adı verilir. Bazen de yeni tanı alan veya yineleyen NHL hastalarında tedaviye yanıt alınmaz. Buna da refrakter NHL adı verilir.

    Doktorlar hastanın tedavisini değiştirebilir veya ek tedavi uygulayabilir. Tedavi için birçok ilaç seçeneği ve yaklaşım vardır. Yineleme, tedaviden uzun zaman sonra meydana geldiğinde hastada daha önce kullanılan ilaçlar tekrar etkili olabilir. Diğer durumlarda ise yeni ilaç ve yaklaşımlar uygulanır. Refrakter NHL hastaları, klinik çalışmalara katılmanın risk ve yararları hakkında doktorarı ile görüşebilirler.

    Çocukluk Çağı NHL

    Burkitt lenfoma, 5 ile 14 yaş arası çocuklarda en sık görülen NHL alt türüdür. Diffüz büyük B hücreli lenfoma ise 15-29 yaş arasında sık görülür. NHL olan çocuklar ve gençler pediatrik onkoloji ekibinin bulunduğu merkezlerde tedavi edilmelidir.

    Genç erişkinler ve çocukların ebeveynlerinin onkoloji ekibiyle aşağıdaki konuları görüşmeleri gerekir:

    -Hastalığın evresi
    -NHL türü
    -Laboratuar tetkik sonuçları

    Doktorlar bu bilgileri kullanarak en etkili tedaviye karar verirler. Çocukluk çağı NHL hastalarında kullanılan tedavi, erişkin NHL hastalarındakilerden farklı olabilir.

     

  • Tedavinin Yan Etkileri


    NHL tedavisinin olası birçok yan etkisi vardır.

    Hastalar tedaviye farklı reaksiyonlar verir. Yan etkilerin çoğu hafif olup kısa sürelidir. Bazıları ise daha ciddi ve uzun sürelidir. Yan etkiler ortaya çıktığında çoğu:

    -Tedavi edilebilir
    -Uzun sürmez
    -Tedavi bittiğinde ortadan kalkar.
     

    Kemoterapi uygulanan hastalarda alyuvar sayısı azalabilir (anemi). Alyuvar sayısını arttırmak için kan nakli yapılması veya büyüme faktörleri verilmesi gerekebilir.

    Akyuvar sayısında büyük azalma olması enfeksiyonlara yol açabilir. Bakteri veya mantarların yol açtığı enfeksiyonlar antibiyotiklerle tedavi edilir. Hastanın akyuvar sayısının arttırılması için:

    -Kemoterapi ilaçlarının dozu azaltılabilir.
    -Tedavi uygulamaları arasındaki süre uzatılabilir.
    -Nötrofil sayısını arttırmak için G-CSF ve GM-CSF gibi büyüme faktörleri verilebilir.

    NHL tedavisinin sık görülen yan etkileri şunlardır:

    -Ağızda yaralar
    -Bulantı
    -Kusma
    -İshal
    -Kabızlık
    -Mesane iritasyonu
    -İdrarda kan olması
     

    Tedavinin diğer yan etkileri ise:

    -Aşırı yorgunluk
    -Ateş
    -Öksürük
    -Döküntü
    -Saç dökülmesi
    -Güçsüzlük
    -Karıncalanma hissi
    -Akciğer, kalp veya sinir problemleri
     

    Tedavi, hem erkeklerde hem kadınlarda fertiliteyi (bebek sahibi olma yetisi) etkileyebilir. Bu konuda endişeleri olan hastalar, tedavi başlamadan önce doktorları ile görüşebilirler.  Örneğin, gelecekte çocuk sahibi olmayı düşünen erkekler tedaviye başlamadan önce sperm bankasına sperm verebilir. Eğer çiftin fertilite yeteneği tedaviden etkilenmemişse, sağlıklı bir bebek sahibi olma şansları genel toplumla aynıdır.



     

  • Otolog Kök Hücre Nakli


    Birçok lenfoma hastası için allojenik kök hücre nakli vericisi bulunamaz. Bu nedenle, belirli NHL hastalarının tedavisinde otolog kök hücre nakli kullanımı klinik çalışmalarda değerlendirilmektedir. Bu nakil türü bazı kan kanserlerinin tedavisinde kullanılmaktadır. Bu vakalarda şifa elde edilemese de, kök hücre nakli yapılmayan standart doz kemoterapiye göre daha uzun hastalıksız dönemler elde edilebilmektedir.

    Otolog kök hücre naklinin amacı, yüksek doz kemoterapi sonrasında vücudun yeni kan hücresi kaynağı oluşturmasına yardımcı olmaktır. Otolog nakilde:

    -İlaç tedavisinin ilk döngüleri tamamlandıktan sonra hastanın kan ve kemik iliğinden kendi kök hücreleri toplanır.

    -Lenfoma hücrelerini öldürmek üzere yüksek doz kemoterapi uygulanır. Bu tedavi kemik iliğindeki normal hücreleri de öldürür.

    -Daha sonra, yüksek doz kemoterapiden önce toplanan kök hücreler santral yol aracılığıyla tekrar hastanın kanına verilir.
     

    Düşük Yoğunluklu Nakil

    Düşük yoğunluklu nakil (myeloablatif olmayan nakil olarak da isimlendirilir) üzerinde de çalışmalar devam etmektedir. Bu yöntemde düşük doz kemoterapi ile allojenik kök hücre nakli birlikte uygulanmaktadır. Yaşlıca ve genel durumu daha kötü olan hastalar bu tedaviden yarar görebilir.

     

  • Klinik Çalışmalar


    Klinik çalışmalar, yeni ilaç ve tedavilerin araştırılması veya onaylanmış ilaç ve tedavilerin yeni kullanım alanlarının araştırılması amacıyla yapılır. Tüm lenfoma türlerinin tedavisi için yeni ilaç ve ilaç kombinasyonları klinik çalışmalarda incelenmektedir. 

    Aşağıdaki alanlarda klinik çalışmalar vardır:

    -Yeni tanı alan Hodgkin dışı lenfoma hastaları
    -Tedaviye iyi yanıt alınamayan hastalar
    -Tedavi sonrası yineleme meydana gelen hastalar
    -Remisyon sonrası tedaviye devam edilen hastalar (idame)
     

    Bazı klinik çalışmalarda halihazırda onaylanmış ilaçların yeni kullanım alanları araştırılmaktadır. Örneğin, ilaç dozunun değiştirilmesi veya ilaç ile birlkte başka bir tür tedavi uygulanması daha iyi sonuç verebilir.
     
     


« Geri

İçerik Ortaklarımız

Novartis Onkoloji'nin karşılıksız eğitim katkılarıyla